Tango



Derslerimiz hafta da 1 gün 1 buçuk saattir. Pratiklerimiz ise 3 saatlik bir zaman diliminde stüdyomuzda eğitmen eşliğindedir. Haftalık düzenlediğimiz Tango gecelerinde (Milonga) tüm tango severler ile bir araya gelerek Tango müziği dinliyor ve dans ediyoruz. Haftalık Ders - Pratik - Milonga aktivitelerimiz ile kısa zaman içerisinde yaşamınızda olumlu yöndeki gelişmeleri fark edeceksiniz. Hobi sınıflarımıza katılarak hayatınıza renk katabilir, sıcak atmosferimizde, pozitif duygularla, kaliteli zaman geçirirken dünyanın en güzel dansını öğrenebilirsiniz.

Eğitimlerimiz de Arjantin Tango dansı ezber olarak değil, Dansın tüm elementleri, analitik yapısı, keyifli ve anlaşılır bir anlatım yöntemi ile paylaşılarak bireyin kendi dansını yaratması sağlanmaktadır. Okulumuzda partnerli katılım zorunluluğu yoktur. Derslerimiz de uygun eşleşmeler ve eş değişimleri yapılmaktadır. Derslerimize katılabilmeniz için daha önce dans ya da başka bir sportif eğitim almanız gerekmiyor. Sizi Dünyanın en güzel dansı ARJANTİN TANGO ya davet ediyoruz.

Tango bir ifade seçimidir, tıpkı yaşadığımız hayatlar gibi, seçenler için vazgeçilmez ve tutku ile yaşanan bir ifade seçimi… Yalnızca aşkın değil, neşenin, hüznün, sevginin, nefretin, zarafetin, agresifliğin, teslimiyetin, iktidar kavgasının ve aklınıza gelebilecek; yüreğinizle hissedebileceğiniz her türlü duygunun ritim ve beden ile yorumlanmasıdır. Ama Tango bunlardan çok daha öte bir anlama daha gelir; Birbirlerini hayatlarında hiç görmedikleri ve dillerini dahi bilmedikleri iki insanın buluştuğu anda birbirlerine kendilerini anlatabilecekleri en doğal lisandır. Bu nedenle Dünya’nın dört bir yanında milyonlarca insan yaklaşık 1 asırdır Tango’yu yaşatmaktadır.

Arjantin'de ortaya çıkmıştır. Kasvetli ve tutkulu görüntüsüyle diğer danslardan ayrılır. 19. yüzyılın son yıllarında Avrupa savaşlar, kitlik ve ekonomik belirsizlikler yüzünden harap durumdaydı. Gelecekten pek az beklentisi ve anavatanlarında geçirecekleri düzenli bir hayata karsı fazla ümidi olmayan birçok genç adam, yeni bir hayata başlamak için Güney Amerika ülkelerine göç etmiştir ve bunlardan yüz binlercesi Arjantin'in başkenti Buenos Aires'e gitmiştir. Bu göçler sonunda aradıklarını bulamamışlar ve büyük bir ümitsizliğe düşmüşlerdir. Kendilerini bu ülkede yabancı gibi hissetmişler ve hiçbir yere ait olmama duygusundan kurtulmaya çalışmışlardır. Bu koşullar altında, baskı altındaki kültür yeni bir müziğin dogmasına yol açmıştır. Sosyal baskılar nedeniyle duygularını ifade etmekten kaçınmışlar, bunun yerine kendilerini tangoyla özetlemişlerdir.

 Büyük kentte düş kırıklığına uğrayan göçmenlerin kırılan umutları, sıkıntıları, başkaldırıları bu dansla dışa vurulmuştur. Zamanla Tango Avrupa’ya taşınarak sokaktan saraylara ve salonlara terfi etti. Günümüzdeki haline gelene kadar bu süre zarfında kendisini yaşatan insanlar gibi, sürekli bir evrim halindeydi. Değişmeyen tek şey ise insanların dans etmek için her zaman bir sebep ve tutkularının olmasıydı.